Mekke şehri Suudi Arabistan ülkesindedir.
Rakım: 277 m Nüfus: 1,535 milyon (2010)

Mekke-i  Mükerreme yada  Kur’an’da zikredildiği gibi Ummu-l  Kura. Burası Kabe-i Müşerrefe ve Mescid-i Haram’ın bulunduğu kutsal  bir şehirdir. Rasulullah (aleyhissalatu vesselam)’ın  şehri ve Müslümanların kıblesidir. Kabe’yi peygamberlerin babası İbrahim (as) oğlu İsmail (as) ile milattan önce yaklaşık 2000 yıl öncesinde inşa etmişlerdir. Mekke’nin yüz ölçümü yaklaşık 850 km karedir.
İnsan yerleşiminin olduğu bölge 88 km kare, Mescid-i Haram’ı kapsayan bölge ise 6 km karedir.  

Mekke’nin Ortaya Çıkışı

Mekke-i  Mükerreme’nin doğuşu İslamiyetten önceye dayanır. Jeologlar ve tarihçiler Mekke’nin varlığının  Hz. İsmail’den çok önce olduğunu ve oraya gittiğinde çorak bir arazi şeklinde bulduğunu bildiriyorlar. Ama şunda şüphe yok ki Mekke tarihi Hz.İsmail (as)’in küçük bir çocukken babası Hz. İbrahim (as) tarafından annesi Hacer ile buraya getirilmesiyle başlar. İsmail susadığında annesi Hacer Safa ve Merve arasında 7 defa gidip geldi. Mekke’nin girişindeyken ayaklarının altından zemzem suyu fışkırdı.
Böyle bir kuyunun varlığını insanları Mekke’ye çekti. Hz. İsmail(as) ve Hz. Hacer oranın ilk sakinlerinden oldu.

Sonra İsmail (a.s) Curhum kabilesinden Arapça’yı öğrendi ve o kabilenin kızlarından evlendi. Ondan sonra İbrahim (a.s) babası İsmail (a.s)’a geldi ve ona Allah Teâlâ’nın Kâbe-i Müşerrefe‘nin inşa edilmesi emrini tebliğ etti. Bunun üzerine İsmail ve İbrahim (a.s) Kâbe-i Müşerrefe’yi inşa etmeye başladılar. İsmail (a.s) yaptığı taşları babası İbrahim (a.s)’a veriyordu. İbrahim (a.s) duvar yükseldiğinde İsmail (a.s)’in kendisine verdiği taşı almadı. Orası hâlen Hz.İbrahim’in makamı olarak bilinir.Daha sonra Mekke’de liderlik, onların talebinin ardından Curhum’dan olan Huza’ kabilesine geçti. Mekke’de onların hükmü milâdi 3.asra kadar devam etti.

Kureyş Kabilesine Geçişi

Yaklaşık 300 sene süren Huza  hükmünden sonra liderlik, milâdi 5.asrın ortalarında Kureyş’e geçti ve Kureyş’in lideri Kusab bin Kilab oldu. Sonra liderlik,  oğlu Abduddâr sonra Hâşim bin Abdimenaf sonrasında da Rasûlallah(s.a.v)’ın dedesi Abdulmuttalib’e geçti ve Kâbe’ye hizmet etme günümüze kadar Abdulmuttalipoğullarından devam etti.

Abdulmuttalib rüyasında bir zemzem kuyusu kazdığını  gördükten sonra yeniden bir zemzem kuyusu arayışına girdi. Daha sonra fil yılı Rebiülevvel ayının 12’sinde Mekke’de köklü değişiklilk yapan Muhammed(sav) dünyaya geldi. Doğduğu yılın fil yılı olarak adlandırılmasında Ebrehe el-Esremin büyük  ordusuyla  Mekke’ye saldırması  ve fillerle orayı yıkma girişiminden kaynaklanır.  Bunu da Habeşistan’da inşa ettiği büyük kilisenin ziyaretçilerine cazip gelmesi için yapmıştır.  Mekke’ye vardıklarında ise filler Kabe’yi yıkmayıp öylece durmuşlardır.  Allah Teala onlara çamurdan sertleşmiş taşlar atan ebabil  kuşlarını göndermiştir. Ayrıca Kur’an-ı Kerim’de bildirildiği gibi Allah Teala Ebrehe’nin ordusunu yerle bir ederek Kabe’yi  korumuştur.

Bu olaydan sonra İslam dini ortaya çıkmıştır. Ve Kabe Müslümanların her namazda yöneldiği bir kıble ve hac ile umre vazifelerinin yerine getirildiği bir yer oldu. Mescid-i Haram ise yeryüzündeki en faziletli mescitlerden biri oldu. Rasulullah Mekke’yi  fethetti ve İslam’ı  öne plana çıkardı. Kabe’ye gösterilen bu özenin günümüzde dahi korunmasının en önemli sebebi Mekke’nin günümüze değin öneminden ve mümkün olan bir çok yolla ona hizmet edilmesi ve Müslümanların hepsini  kapsayacak şekilde sürekli genişletilmiş olmasıdır.

Bu makale kutsaltopraklar.org tarafından oluşturulmuştur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here